“En İyi Psikolog” ve “En İyi Klinik Psikolog” İddiaları Ne Kadar Güvenilir?

“En İyi Psikolog” ve “En İyi Klinik Psikolog” İddiaları Ne Kadar Güvenilir?

 

“En İyi Psikolog” Söylemleri Neden Artıyor?

Son yıllarda internet sitelerinde ve sosyal medya platformlarında; “En İyi Psikolog”, “En İyi Klinik Psikolog”, “Antalya’nın En İyi Klinik Psikoloğu”, “Türkiye’nin En İyi Psikoloğu”, “En Başarılı Psikolog” veya “En İyi 10 Psikolog” gibi başlıklarla hazırlanan içeriklerin sayısında belirgin bir artış görülmektedir.

Bu tür yayınlar ilk bakışta bilgilendirici görünse de çoğu zaman ticari amaçlar taşıyabilmekte ve örtülü reklam niteliği gösterebilmektedir. Oysa psikoloji mesleğinin temelinde bilimsel yaklaşım, etik sorumluluk, dürüstlük ve danışan yararını gözetme ilkeleri bulunmaktadır.

“En iyi”, “en başarılı”, “bir numara”, “rakipsiz” veya “ilk 10” gibi ifadeler; psikoloji biliminin doğasıyla tam olarak örtüşmediği gibi meslektaşlar arasında haksız rekabet oluşturma riski de taşıyabilmektedir.

Psikoloji Alanında “En İyi” Kavramı Var Mıdır?

Psikoloji ve klinik psikoloji alanında bir uzmanı “en iyi” olarak tanımlayabilecek resmi, evrensel ve bilimsel kabul görmüş bir değerlendirme sistemi bulunmamaktadır.

Bir psikoloğun veya klinik psikoloğun mesleki yeterliliği;

  • Aldığı eğitimler,
  • Akademik geçmişi,
  • Uzmanlık alanları,
  • Süpervizyon süreçleri,
  • Mesleki deneyimi,
  • Etik ilkelere bağlılığı,
  • Bilimsel yöntemlere uygun çalışması

gibi birçok farklı unsurun birlikte değerlendirilmesiyle anlaşılabilir.

Bugün dünyada psikologları veya klinik psikologları “en iyi” şeklinde sıralayan resmi bir otorite bulunmamaktadır. Üniversite sıralamaları, akademik yayın indeksleri veya bilimsel performans ölçütleri mevcut olsa da bunlar doğrudan bir kişiyi “en iyi psikolog” olarak tanımlamaz.

Bu nedenle internet sitelerinde yayınlanan “en iyi psikologlar” veya “en iyi 10 klinik psikolog” listeleri çoğu zaman bilimsel değerlendirmelerden ziyade editoryal tercihlere veya ticari iş birliklerine dayanabilmektedir.

Etik Açıdan Değerlendirildiğinde;

Psikoloji alanında etik olan yaklaşım, kişinin kendisini övgü dolu sloganlarla tanıtması değil; eğitimini, uzmanlık alanlarını ve çalışma yöntemlerini şeffaf şekilde paylaşmasıdır.

Danışanların sağlıklı karar verebilmesi için;

  • Uzmanın eğitim geçmişi,
  • Lisans ve yüksek lisans bilgileri,
  • Uyguladığı terapi yöntemleri,
  • Çalıştığı danışan grupları,
  • Mesleki deneyimi

gibi bilgilerin açık şekilde sunulması daha doğru ve etik bir yaklaşımdır.

Mesleki yeterlilik, reklam diliyle oluşturulan üstünlük iddialarından değil; bilimsel bilgi, etik çalışma ve danışan yararına verilen önemden anlaşılır.

“En İyi Psikolog” İfadelerinin Hukuki Boyutu

Türkiye’de sağlık alanında faaliyet gösteren meslek mensupları ve sağlık kuruluşları için tanıtım faaliyetleri çeşitli mevzuatlarla sınırlandırılmıştır.

Sağlık hizmetlerinde temel amaç, bireylerin sağlık hizmetine erişirken yanıltıcı reklamlardan etkilenmemesini sağlamaktır. Bu nedenle sağlık alanında yapılacak tanıtımların bilgilendirme sınırları içerisinde kalması beklenmektedir.

Üstünlük iddiası taşıyan, rekabet oluşturan veya kişileri belirli bir sağlık profesyoneline yönlendirmeyi amaçlayan ifadeler hukuki açıdan tartışmalı sonuçlar doğurabilmektedir.

Nitekim 12 Kasım 2025 tarihinde yayımlanan Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik’in 5. maddesinde şu hüküm yer almaktadır:

“Sağlık hizmet sunumunda örtülü veya açık reklam yapılması ve yaptırılması yasaktır.”

Aynı yönetmelikte sosyal medya ve internet sitelerinde yapılan tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerinin de yönetmelikte belirtilen ilkelere uygun olması gerektiği açıkça belirtilmiştir.

Bu nedenle sağlık alanında kullanılan üstünlük ifadelerinin yalnızca etik açıdan değil, hukuki açıdan da dikkatle değerlendirilmesi gerekmektedir.

Psikolog Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Psikolojik destek arayan kişiler çoğu zaman hassas ve zorlayıcı yaşam süreçlerinden geçmektedir. Bu nedenle seçim yaparken reklam niteliği taşıyan sıralama listeleri yerine daha objektif kriterlere odaklanılması önemlidir.

Bir psikolog veya klinik psikolog seçerken şu noktalar incelenebilir:

  • Eğitim geçmişi,
  • Uzmanlık alanları,
  • Mesleki deneyimi,
  • Uyguladığı terapi yöntemleri,
  • Etik ilkelere bağlılığı,
  • Bilimsel yaklaşımı,
  • İhtiyaç duyulan alandaki çalışma deneyimi.

Sonuç

“En iyi psikolog”, “en iyi klinik psikolog”, “Türkiye’nin en başarılı psikoloğu” veya benzeri ifadeler çoğu zaman objektif, bilimsel ve akredite edilmiş değerlendirmelere dayanmamaktadır.

Bu tür içerikler vatandaşlarda yanlış algılar oluşturabilmekte; sağlık alanındaki etik ilkeler ve reklam düzenlemeleri açısından çeşitli tartışmalara yol açabilmektedir.

Psikolojik destek arayan bireylerin seçim yaparken sıralama listeleri yerine uzmanın eğitimini, deneyimini, çalışma alanlarını ve bilimsel yeterliliğini incelemesi daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır. Benzer şekilde internet sitelerinin de doğrulanamayan üstünlük iddialarından kaçınarak tarafsız ve bilgilendirici içerikler üretmesi hem etik hem de hukuki açıdan daha uygun olacaktır.

                                                                                                    Klinik Psikolog Merve Ceren Güngör

Visited 14 times, 14 visit(s) today

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir